-ateşin var mı? Sigara içmez misin? Allah bilir rakı
da içmezsin…
- konuşmasını da bilmezsin değil mi? sen kuşları da sevmezsin, çiçekleri de...
Söyle, öyle değil mi? çocukları...
- canın çekmez mi hiç keyfetmeyi? Parayı sever misin parayı? Onu da mı?
- erkeklerden nefret ediyorsun ha? Eeee... Sana da bu yakışır.
- at kendini denize! Ne duruyorsun! "boşuna bu dünya" de be!
- benim yarı yaşım kadar bile yoksun. Güzelmişsin de...
- derdin mi çok hı? Benden de mi çok?
- at kendini şuradan denize, seni o paklar!
- (kadın cebinden çakmağı çıkarır ve adamın sigarasını yakar)
- madem ateşin var, ne duruyorsun karanlıkta?
- (piyano solosu girer ve tren sesine karışır, kadın arkadan bakarken ince bir
gülümseme belirir yüzünde)
- hadi koş... Hayata...
- Heey bre Karacaahmet, kara mezarlık! Sana gelmiyorum işte! Var mı bir
diyeceğin? Yorgo'nun Meyhanesi'ne gidiyorum. Daha çoook beklersin, çok!
Müşfik Kenter, sadece bir tiyatrocu muydu hayır, başka bir zamanın dingin bir adamıydı, sesinin içinde duygu olan nadir insanlardan biriydi.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder